PREMATÜRİTE

Her yıl 15 milyon bebek, prematüre olarak doğmaktadır. Preterm doğum (PTB), gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum olarak tanımlanır ve bebek ölümlerinin ve morbiditesinin önde gelen nedenidir. Küresel PTB oranı yaklaşık  %12 civarındadır.  Erken doğumun, gelişmekte olan bir çocuk üzerindeki etkileri arasında; görme ve işitme bozuklukları, astım, serebral palsi ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve artan anksiyete gibi diğer uzun vadeli öğrenme güçlükleri yer alır.  Bu kalıcı etkilere ve PTB önleme stratejileri üzerine giderek artan araştırmalara rağmen, risk altındaki gebelikleri belirlemek ve erken doğumları önlemek için çok az tanı ve tedavi seçeneği bulunmaktadır.

Preterm doğum vakalarının yaklaşık %20-30'u preterm erken membran rüptürü (PPROM) nedeniyle oluşmaktadır. Erken doğumların %20-25'inde enfeksiyon rol oynarken, %25-30'u kendiliğinden ve açıklanamayan bir etyoloji ile karşımıza gelmektedir. Sebebi  bilinmeyen bu olgularönemli bir orandadır.  Klinik yönetimde multidisipliner bir yaklaşımın gerektiği açıktır.  

Preterm doğum için risk faktörleri

Risk faktörleri arasında başlıca;  ırk, çoğul gebelikler, rahim anomalileri,  18 yaşından küçük veya 40 yaşından büyük olmak, düşük sosyoekonomik durum, doğum öncesi bakım eksikliği, tütün kullanımı, uyuşturucu kullanımı, idrar yolu veya alt genital sistem enfeksiyonu, yüksek stres seviyeleri ve anemi yer alır. Önleyici tedbirler çoğunlukla erken doğum öyküsü olan kadınlara veya doğum hazırlığı sırasında erken serviks olgunlaşmasının göstergesi olan ultrasonografide kısa serviks gösteren kadınlara yöneliktir. Daha önce spontan erken doğum deneyimi yaşayan kadınların, ikinci gebeliklerinde erken doğum yapma olasılıkları yaklaşık 5 kat yüksek bulunmuştur. PTB'nin %20-25'inin inflamasyon ve enfeksiyondan kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Özellikle vajinal enfeksiyonların, akıntı gibi semptomların olduğu gebeliklerde, bozulmuş vajinal mikrobiyata nedeni ile  erken doğum riski yüksektir.

Preterm doğum (PTB) küresel bir sorun olmasına rağmen, tarama araçları ve profilaktik tedavi seçenekleri sınırlıdır. Orta yoğunlukta ve hamilelikten önce ve hamilelik sırasında düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite, erken doğum, GDM ve gebeliğin hipertansif bozuklukları riskini azaltır ve annenin ruh sağlığını iyileştirebilir. Faydaları en çok GDM ve gebeliğin hipertansif bozuklukları riskini azaltmada görülmektedir. Hamilelik sırasında egzersiz ayrıca vajinal doğum sıklığının önemli ölçüde artmasıyla da ilişkilidir. Ancak, egzersiz yönetiminin profesyonellerce planlanması önemlidir.

Sonuç olarak; bugün için tüm gelişmelere karşın halen bir sorun olarak karşımızda olan prematürite için özellikle ekstrem(aşırı, <1000gr) prematürite açısından sorunlar yaşanmaktadır. Ön görülebilen riskli gebeliklerin multi disipliner birimleride, perinatoloji uzmanlarına takibi önemlidir. Doğum sonrası imkanları olan yenidoğan ünitelerinde yakın takibi ve erken tedavileri ile sorunlar yönetilebilir.  Ailelerin potansiyel doğum ve doğum sonrası riskler açısından bilgilendirilmesi önemlidir.

Bu gönderiyi paylaş